Ana Sayfa DİĞER

İnsanlığı Yok Edebilecek 5 Büyük Tehdit!

1042
İnsanlığı Yok Edebilecek 5 Büyük Tehdit!

İnsanlık uzun süredir dünya üzerinde yaşayan canlı türlerinden biri olarak biliniyor. Türümüzün devamlılığı için yaptığımız birçok çalışma, teknolojik gelişmeler, bilim insanların icatları ve çok daha fazlasının belki de insanlığının sonunu getirebileceğini hiç düşündünüz mü? Dünya sürekli gelişen ve değişen bir dinamiğe sahiptir. Coğrafi olarak dünyanın stabil olmaması beraberinde insanların da sürekli olarak kaynakları tüketmesi insanlığın yok olma tehlikesini de beraberinde getiriyor. Sadece coğrafi şartlar değil aynı zamanda insanların kendi icatları da insanlığın sonunu getirebilir. Geleceğimizi tehdit eden en büyük 5 tehdit hakkında merak edilenleri bu yazımızda sizler için derledik.

Her gün dünyada binlerce insan ölüyor ve aynı şekilde binlerce insan doğuyor. Bu süreç kitlesel bir yok oluş ile sonlanabilir mi? İnsanlığı tehdit eden bazı büyük tehditlerin varlığı bilim insanları tarafından da kabul ediliyor. Bütün bu yok oluş aniden gerçekleşmese de kitlesel yok oluşlara neden olabilecek pek çok durum mevcut. Peki sizce bu bizi endişelendirmeli mi?

Süper Volkan Püskürmesi

Dünyanın dinamiğinden kaynaklı olarak yüzyıllardır volkan püskürmeleri bir tehdit olarak algılanmaktadır. Bunun yanı sıra süper volkan püskürmeleri pek bilinmese de ortaya çıktığı takdirde insanlık için çok büyük tehditler ortaya çıkarabilir. Bilim adamlarının araştırmalarına göre “ süper volkan patlamaları” olma ihtimali tahmin edilenden daha da fazla. Büyük bir medeniyeti yok edebilecek kadar güçlü olan süper volkan patlamalarının, normal volkan patlamalarından 100 kat daha güçlü olduğu iddia ediliyor. Süper volkan patlamaları sonucunda oluşan küller, güneş ışınlarının gelişini engeller. Bu nedenle Dünya buz çağına dönebilir ve bu süreç boyunca tüm canlıların hayatı tehlikeye girebilir. Süper volkan püskürmesi, devasa boyutlardaki bir meteorun dünyaya çarpmasından sonra yaşanabilecek en büyük felaket olarak görünüyor.

Sentetik Virüsler

Sentetik virüsler insanlığın en başından beri sürekli savaştığı hususlardan biri olarak biliniyor. İlk ortaya çıktıkları zamanda binlerce kişinin canına mal olabilen bu virüsler zamanla tıptaki gelişmeler sayesinde aşılabilmektedir. Çiçek hastalığı, grip ve korona virüs gibi doğal virüsler nedeniyle pek çok kişinin hayatını kaybettiğini görüyoruz. Uzmanların elde ettikleri sentetik virüs ve benzer tehlikeler de insanlar için büyük bir tehdit olarak yer alması şaşırtıcı değil. İlk sentetik virüs 2002 yılında oluşturuldu. Bu sentetik virüslerin herhangi birinin serbest bırakılması ve birçok kişinin bu virüs nedeniyle ölmesi ise oldukça korkutucu bir düşünce. İnsanlığın kendi kendini yok edeceğine inanan  bazı bilim insanları dünyaya yayılabilecek sentetik virüslerin bunun yollarından biri olabileceğine inanıyor.

Yapay Zeka

Bilim kurgu yapımlarını bilirsiniz. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte ortaya çıkan yapay zeka robotları ve bu robotların daha da zeki hale gelmesini konu alan bu filmler zamanla gerçek olabilir. Kelimenin tam anlamı ile kendi kararlarını kendi verebilen robotların günümüzde var olduğu göz önünde bulundurulursa yapay zeka da bir çeşit tehdit olarak algılanabilir.

Yapay zeka alanında uzmanlaşmış olan insanlar, önümüzdeki 10 ya da 15 yıl içerisinde insan kadar akıllı olan bir yapay zekaya ulaşılacağını düşünüyor. Yakın bir zamanda yapay zeka fazla akıllı olacak ve insanlar yapay zekanın düşüncelerini anlayamayacak. Bilim adamlarının önde gelenlerinden biri olan Stephen Hawking ise 2014 yılında yapay zekanın insanlığın sonunu getirebileceğini dair bir uyarıda bulundu. Ayrıca Stephen Hawking “ Yapay zeka, kendisini geliştirmeyi sürdürebilir ve hatta kendisini yeniden biçimlendirebilir. Son derece yavaş bir biyolojik evrimle sınırlı olan insanlar, bu tür bir güçle yarışamaz.” sözlerini de söyledi. Biraz düşünülünce ise insanların kendi yaptığı bir makine tarafından yok edilmesi oldukça trajikomik görünüyor.

Nükleer Kıyamet

Nükleer silahlar dünyanın sonu temalı filmlerin birçoğuna konu olmuş araçlardır. Kelimenin tam anlamı ile nükleer silahlar yardımı ile insanlığı yok etmek mümkün. Bu silahların kullanımı ise yine insanların elinde.  Gelişen teknoloji ve ortaya çıkarılan yeni buluşlar beraberinde tehlikeyi de getiriyor. İnsanların kararlarının insanlığın sonunu dahi getirebilecek kadar büyük sonuçları olabileceği fikri herkesi korkutabilir.

Nükleer silah üreten ülkelerin sayısı gitgide artıyor. Herhangi bir zaman, herhangi bir yerde kullanılacak olan nükleer silahlar süper volkan patlamalarına benzer etki verecektir. Nükleer silah kullanımı sonucunda ortaya çıkan küller ise güneşin önünü kapatıp güneş ışınlarının Dünya’ya gelmesini engelleyecektir. Eski Sovyet lideri olan Nikita Kruşçev’in de söylemiş olduğu gibi “Yaşayanların ölüleri kıskanacağı bir dünya” ile sonuçlanması muhtemeldir.

Antibiyotik Direnci

Antibiyotik direnci insanların hastalıklara karşı geliştirdikleri antibiyotiklere zamanla direnç kazanmalarını anlatan bir kavramdır. Antibiyotiklerin asıl amacı ise insan vücuduna giren zararlı virüslere karşı direnci arttırmaktır. Ancak vücudumuz tıpkı hastalıklara karşı olduğu gibi antibiyotiklere karşı da zamanla direnç kazanır. Böylece antibiyotik direnci ortaya çıkar. Bu direncin oluşturduğu en büyük tehdit ise artık antibiyotiklerin işlevsiz kalmasına neden olmasıdır. İnsan vücudunun direnç kazanması beraberinde yeni antibiyotikler ve yeni formüllerin de geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Hastalıklar için geliştirilen buluşların oldukça uzun sürelerde ortaya çıktığını söylemek gerekir.

Penisilinin keşfi 1928 yılında dünyayı değiştirdi ancak antibiyotik direnci tıp dünyasında giderek daha büyük bir sorun haline geliyor. Bu durum ise haklı olarak birçok bilim adamını korkutmaya devam ediyor.  İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık “Direnç trendi böyle devam ederse 20-30 yıl içerisinde, yılda 10 milyondan fazla kişi, tedavi edebilecek antibiyotik kalmadığından dirençli bakteri enfeksiyonuna bağlı ölecek.” dedi. Bu nedenle antibiyotik direnci insanlık için çok büyük bir tehdit olabilir. Antibiyotik direncinin önlenmesi hakkında hala çalışmalar sürdürülse de kesin bir sonuç alınamamıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz