Ana Sayfa SANAT

Mutlaka Bildiğiniz 7 İl Türküsü

103

Bazı il türküleri vardır ki, o topraklara gitmesek de, oraları hiç bilmesekte o şehirlerin türkülerini mutlaka bir kere bile olsa duymuşuzdur. Bazıları coşkulu, bazıları ise hem hikayesiylehemde sözleriyle hüzünlüdür. 

İşte hepimizin bilmese bile duyduğu 7 İl Türküsü sizlerle.

7- Bitlis’de Beş Minare ; Doğu Anadolu topraklarından tüm Türkiye’ye uzanan, güzel bir türkü ile listemize başlıyoruz. Hepimizin ezber olmasa dahi mutlaka kulağına tanıdık gelen “Bitlis’de Beş Minare” türküsü listemizin yedinci sırasında.

Türkünün rivayet edilen hikayesi ise şu şekildedir ; Bitlis Rus işgalinden kurtulduktan sonra Bitlis ordularının başında olan şahıs komutan Şerif bey, savaş sonrası Bitlis’i görmek için Bitlis’e yüksekten bakan bir tepe olan ve şu an “şerif bey tepesi” olarak anılan tepeye çıkıp Bitlis’e uzaktan şöyle bir bakar ve görür ki Bitlis yıkık dökük her taraf harap olmuş, sadece tapanın etrafında ayakta kalan 5 minare sağa sağlam durur… Şerif bey hüzünlenerek şuan günümüze kadar ulaşılan Bitlis’de Beş Minare ağıtını yakar.

6- Ordu’nun Dereleri ; Şimdi’de Karadeniz yöresine gidiyoruz. Ordu’nun Dereleri listemizin altıncı sırasında. Bir genç kız ile bir erkeğin acıklı hikayesini anlatan türkü, yıllarca söylenmiş, günümüze kadar ulaşmıştır.

Türkünün acıklı hikayesi ise şöyle anlatılmaktadır ; Zamanın birinde hem yakışıklı, hemde yiğit hemde zengin Mehmet adında bir delikanlı varmış. Köyün oldukça güzel kızı Hacer’e aşık olan Mehmet zamanla ona gönlünü kaptırmıştır. Hacer’in durumu ise Mehmet’e göre oldukça kötüymüş. Hacer’i, Mehmet’e yar görmeyen köyün zengin fitne kızları, iftira atarak Hacer’in köyden uzaklaşmasını sağlamışlar. Hacer ise gittiği yerin dere kenarında günümüze kadar ulaşan türküyü söylemiştir.

5- Malatya – Malatya ; Malatya denince akıllara gelen iki şeyden biridir Malatya türküsü. Kayısısıyla ünlü ilimiz Malatya’nın dinlenmeye değer türküsü, Malatya-Malatya türküsünü Türkiye’de neredeyse duymayan yoktur.

Malatya-Malatya Türküsünün Hikayesi ; Aslen doğma büyüme Malatyalı olan ve memleketine gönülden bağlı olan Ali isminde bir genç varmış.Fakat kendisi yurt dışında hayatını devam ettiriyormuş.Memleket sevdasıyla her sene tatillerde Malatya’ya gelirmiş. Bunu gören Malatya halkı ise Ali’nin Malatya aşkını anlatmak sebebiyle türküde duyduğunuz satırları bestelemişler. Fakat zamanla türkü ufak değişime uğramış ve bugün bilinen son haline gelmiş.

4- UrfalıyamEzelden ; Kuşkusuz Doğu Anadolu’nun bilinen en meşhur türkülerinden birisidir, Urfalıyam Ezelden türküsü. Peygamberler şehri Şanlıurfa ne zaman aklımıza gelse, ardından bu türkü de beynimizde canlanır. Urfalıyam Ezelden türküsü listemizin dördüncü sırasında.

Urfalıyam Ezelden türküsünün hikayesi ; Ömer Urfa topraklarının yakışıklısı, yiğididir. İyi ata binmesiyle, iyi halay çekmesiyle, iyi kılıç çekmesiyle bilinen yiğit bir Urfalıdır. Düğünlerde Ömer halay başı olduğunda kızlar zılgıt çalar, düğünde ki diğer insanlar daha çoşkulanır, silah sesleri duyulmaya başlanırmış. Ömer toplumu o kadar etkilemiştir ki, bu türkü adeta ona nispeten yazılmıştır.

3- Konyalım ; Sözü anonim olarak bilinen, Konya deyince aklımıza mutlaka gelen oyun havası tarzında ki Konya Türküsüdür. Türkü dinlenirken insana neşe ve heveslik veren tarzda bir yapıdadır. İç Anadolu topraklarının bu türküsü listemizin beşinci sırasında.

Konyalım türküsünün hikayesi ; Osmanlı dönemine kadar dayanan bir türküdür.Osmanlı İmparatorluğu’nun Girit Adasını feth ettiği dönemde, Konya’dan Yunanistan’da ki Girit Adasına taşınanlar olmuştur. Yunan bir kız ise Konyalı gence aşık olur. Girit Adasında ki bu kızın aşkı diline vurur ve bu türkü ortaya çıkar. Sevipte kavuşamayan bir kızın dilinden dökülse de, türkü hareketliliğiyle asırlardır dinlenmiştir.

2- Sivas’ın Yollarına ; Yine İç Anadolu bölgesinden türkü ile listemize devam ediyoruz. Selda Bağcan’ın yorumu ile yıllardır hafızalarımıza kazınan bir türküdür. Hikayesininde yürekleri dağlayan türkü, Sivas denince mutlaka akıllara gelen bir türküdür.

Sivas’ın Yollarına türküsünün hikayesi ; Eski zamanda Sivas ilinden bir kervancı Halep’ten yurda mal getirirmiş. Tam üç yıldır kervancılar memleketlerinde, baba ocaklarından ayrı kalırlarmış.

Kervancılar Halep’ten aylarca yolları geçe geçe, en sonunda, karlı fırtınalı bir kış günü Sivas’la Kayseri arası yıkık bir Selçuk hanına kendilerini atmayı başarmışlar. Geceyi handa geçirmeye karar verip, yüklerini çözüp dinlenmeye oturmuşlar. Sivas çok yakında olduğundan kervancılar memlekete hasretiyle yorgunlukları geçince tekrardan yola koyulmuşlar.

Fırtınayı hesap etmeyen kervancıların kervanı yolda kara ve fırtınaya adeta teslim olur, oracıkta hepsi yaşamlarını yitirmişlerdir. Onların ölüme teslim olduğu yere de bugün kervankıran denir. Türkü bu acıklı hikaye üzerine yazılmıştır.

1- Çanakkale Türküsü ; Kuşkusuz hepimizin bildiği, destanlar yazdığımız Çanakkale Zaferi üzerine yazılan bir türküdür. Gencecik yaşta şehit olan dedelerimizi, bir devrin battığı dönemi, bir neslin mezun olmadığı dönemi en iyi şekilde yorumlayan bir türküdür. Çanakkale ili denince akıllara mutlaka gelen Çanakkale Türküsü, listenin birinci sırasında.


Bu türkünün hikayesi 1915 yıllarında yazılmıştır, başka bir hikaye aramaya gerek yoktur. “Çanakkale İçinde, Vurdular Beni, Ölmeden Mezara Koydular Beni.”

Sadece bu iki cümle bile çok şey anlatır insana, anlayabilene..
Allah şehitlerimize rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz