Ana Sayfa SAĞLIK - YAŞAM

Koronavirüs COVİD-19 Nedir?

486

2020 yılının başından beri gündemde yavaş yavaş yer bularak, günümüzde hayatımızı izole bir hayat haline getiren ve bu bağlamda sıklıkla kullandığımız koronavirüs kelimesi, şu anda uğraştığımız virüsü değil onun ailesini tanımlamaktadır. Yani Koronavirüs nedir? sorusunun cevabı; insanlarda görülebilmesine rağmen sıklıkla hayvanlarda görülen ve insanlarda basit soğuk algınlığı belirtilerinden zatürre (pnömoni) belirtilerine kadar hafiften ağıra değişkenlik gösterecek şekilde seyreden zoonotik (hayvandan insana bulaşan) olabilen bir virüs ailesidir.

Koronavirüsler İnsana Nasıl Bulaştı?

Son birkaç yılı göz ardı edersek, koronavirüsler sıklıkla hayvanların örneklerinde karşılaşılan virüs türleriydi. Virüsler yaşamlarını devam ettirebilmek için bakterilerin aksine canlı dokuya ihtiyaç duyarlar. Koronavirüslerde bir virüs ailesi olduğundan bu durum onlar içinde geçerlidir. Konaklayacağı vücuda girdiğinde uygun ortamı bulmasıyla beraber çoğalmaya başlarlar. Her çoğalma kopya edilen bir DNA dizini demektir. Yani 1 virüsken çoğalarak 2 virüs olduğunda genetik olarak kendi eşini oluşturmuş olur.

Çoğalma işlemi her ne kadar basit bir rutin gibi görülse de, çoğalma sayısı arttıkça değişkenlik olasılıkları artar. Bunun anlamı farklı bir DNA dizilimine sahip bir virüs oluşması ihtimalidir. Bu durum gerçekleştiğinde oluşan yeni virüs ortama uyum sağlayamayarak hemen yok olabilir ya da yeni özellikler kazanabilir. İşte 2020 yılının belki de izole ve karantinalarla geçmesine neden olan COVID-19 ismiyle tanımlanmış koronavirüs ailesinden virüsün, insana bu DNA dizilimindeki değişiklikle bulaştığı ve insandan insana bulaşma özelliği kazandığı eldeki en gerçekçi veri olarak ortaya atılmaktadır. Bu virüsün laboratuvar ortamında genetik dizilimiyle oynandığına dair komplo teorileri olsa da hâlihazırda kanıtlanmış bir veri bulunmamaktadır.

Daha anlaşılır olması açısından çoğalmada DNA değişimini şöyle özetleyebiliriz. Kanser vücudumuzun kendi hücresidir. Çoğalma esnasında çeşitli etkenlere (sigara, alkol, psikolojik etkenler, hava kirliği vb) bağlı olarak başkalaşmış ve kendi eşlerini oluşturup yayılmaya başlamıştır. Vücudumuzdaki hücrelerin yenilenme hızı düşünüldüğünde bu tip hücrelerin oluştuğu bilinmektedir. Ancak çoğunlukla bu hücreler daha çoğalma evresine geçemeden yok olmaktadır. Sadece bazı durumlarda ki biz buna kanser diyoruz vücut başkalaşan hücreyi yok edemez ve o hücre çoğalıp yayılmaya, başka organlara sıçramaya ve vücutta çoklu organ yetmezliklerine sebep olmaya başlar. İşte hücrelerdeki bu başkalaşım gibi COVID-19’unda insana bulaş özelliği genetik mutasyonundan kaynaklanmaktadır.

COVID-19 İlk Olarak Hangi Hayvandan Bulaştı?

Yapılan araştırmalar ışığında COVID-19 hangi hayvandan bulaştı? sorusunun kesin olarak cevabı bulunamamış olsa da eldeki veriler şuan için en yüksek ihtimali yarasalardan bulaştığı yönünde göstermektedir. Yarasalar, farklı metabolizmaları ile bünyesinde çok sayıda virüse ev sahipliği yaparlar. Hatta ilk kuduz virüsünün yarasalardan geçtiği tahmin edilmektedir. Çok sayıda hayvana yönelik teori ortaya atılmış olsa da henüz hangi hayvandan bulaştığı bilinmemektedir. İlerleyen zamanlarda yapılacak testlerde bu durumun netleştirileceği düşünülmektedir.

COVID-19 Nedir?

COVID-19, diğer adıyla yeni tip koronavirüs olarak tanımlanmış, koronavirüs ailesinden bir virüstür. SARS adıyla bilinen Ağır Akut Solunum Yetmezliği Sendromu ve MERS adıyla bilinen Orta Doğu Solunum Sendromu ile aynı ailedendir. Aynı diğer iki hastalık gibi gerek semptomlar (belirtiler), gerek bulaşma yolları açısından benzerlik göstermektedir.

2019 yılının son günü 31 Aralık’ta, Çin Halk Cumhuriyetinin Wuhan şehrinde ilk olarak tanımlanan ve vahşi hayvan pazarında birçok kişinin benzer ve ağır seyreden solunum yolu sıkıntılarının analizi sonucunda daha önce insana bulaştığı raporlanmamış yeni bir tip koronavirüs olduğu saptanmıştır.

İlk olarak 2019 n-CoV ismiyle tanımlanan yeni tip koronavirüs daha sonrasından COVID-19 ismiyle literatüre geçmiştir. COVID-19 nedeniyle Dünya genelinde 300 binden fazla insan hayatını kaybetmiştir. Şu ana kadar 4 milyonun üzerinde COVID-19 testi pozitif çıkan vaka tanımlanmıştır.

COVID-19 Nasıl Bulaşır?

COVID-19, aynı aileye mensup olduğu ve insanlarda görülen SARS ve MERS ile aynı şekilde vücut sekresyonları yoluyla bulaşmaktadır. Yani bir damlacık enfeksiyonudur. Konuşma, öksürme, aksırma gibi eylemler esnasında ağız ve burundan çıkan sekresyonların başka bir insanın ağız, burun ve göz gibi giriş yerlerine ya da bir maddenin üzerine yerleşip daha sonrasında buralara temas ederek, temas edilen bölgenin bu giriş yollarına değdirilmesi sonucu bulaşır. Bunun dışında cinsel yol, deriden vb. geçtiğine dair bir veri bulunmamaktadır.

COVID-19 Kulukça Süresi Ne Kadardır?

Kuluçka süresi bir hastalık etkeninin vücudumuza girdiği andan, hastalık belirtilerini göstermeye başladığımız ana kadar geçen süreye denilmektedir. COVID-19 için sıklıkla 14 gün kavramı gündem haberlerinde yerini almaktadır. Ancak yeni tip koronavirüs olan COVID-19’un kuluçka süresi tam olarak tespit edilmemiştir. SARS ve MERS’den yola çıkarak 14 gün olduğu düşünülmekte ve tedbirler buna göre uygulanmaktadır. Bu durumun tespiti daha kapsamlı verilere ihtiyaç duymakla birlikte, şu an için yapılan araştırmalar kapsamına alınsa da öncelik statüsünde değildir. Şu ana kadar bildirilen vakaların çoğunda temas öyküsünden sonra 14 gün daha dolmadan belirtilerin oluştuğu raporlanmıştır. Yani 14 gün kuluçka süresi ve buna göre alınan izolasyon/ karantina tedbirleri yeterli gözükmektedir.

COVID-19 Belirtileri Nelerdir?

COVID-19 çoğunlukla hafif ya da orta şiddette seyreden bir tablo sergilemektedir. COVID-19 basit solunum yolu şikayetlerinden yüksek ateş, solunum yetmezliği ve çoklu organ yetmezliklerine kadar ağırlaşan tablolarda seyredebilmektedir. En sık görülen belirtiler öksürük ve yüksek ateştir. Bu sebeple birçok yerin girişlerinde ateş ölçümleri çeşitli yöntemlerle (IR dereceler, termal kamera vb.) yapılmaktadır.

COVID-19 Risk Grupları Kimlerdir?

Hemen hemen bütün hastalıklarda olduğu gibi yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olan kişiler sağlıklı bireylere göre risk grubunda yer almaktadır. Ancak bu sadece onlarda ağır seyredeceği ya da kesinlikle bu risk grupları içerisinden ağır seyredecek anlamı taşımamaktadır. Sadece eldeki veriler ışığında şuan için en ağır tabloların çoğunun bu kesimden geldiği görülmektedir.

COVID-19 Tedavisi Nasıl Yapılır?

COVID-19 ile ilgili uygulanan başlıca tedaviler antiviraller ve bunlarla beraber kombine olarak verilen farklı türdeki ilaçlar ile yapılan tedavilerdir. Bunun haricinde plazma tedavisi de ülkemizde yaygın olarak kullanılmaktadır.

COVID-19 tedavisi ile ilgili birçok ülke kendi bünyesinden ya da ortaklaşa çalışmalar yapmaktadır. COVID-19’u izole edebilecek ya da ortadan kaldırabilecek ilaç ya da aşı çalışmaları, ülkemizde dahil Dünya’nın birçok ülkesinde devam etmektedir.

Plazma Tedavisi Nedir?

COVID-19 ile mücadele kapsamında özellikle ağır tabloda seyreden hastalara yönelik olarak uygulanan bir tedavi çeşididir. Daha önce COVID-19 testi pozitif çıkmış ve iyileşmiş (testleri negatif çıkmış) bir kişiden alınan kanın plazması ayrıştırılır ve hasta olan kişiye nakledilmek suretiyle, hastalığı yenmiş kişinin plazmasında oluşan antikorların hasta kişinin virüs ile savaşına yardımcı olması sağlanır.

COVID-19 Korunma Yolları

COVID-19’a karşı en temel korunma yolu izolasyondur. Yani bu virüs ile temasınız söz konusu olmaz ise hastalığı da geçirme ihtimaliniz yok demektir. Ancak uzun süreler bir yerde hiç kimse ile temas etmeden kalmak günümüz şartlarında insan doğasına aykırıdır. Bu sebeple 1- 1,5 metre sosyal mesafe ile kişisel koruyucu ekipman (maske, eldiven) kullanımı başlıca korunma yollarından sayılabilir. Ayrıca el yıkamak ve alkol bazlı antiseptiklerde bir diğer korunma yoludur.

El ve vücut hijyeni ile alkol bazlı antiseptiklerin kullanımını bir önceliğe koyacak olursak ilk önce standart sabun vb. malzemelerle yapılan hijyen ön plana çıkmaktadır. Bu imkanların olmadığı ortamlarda alkol bazlı antiseptikler kullanılabilir. Aksi durumda el ya da bu kimyasalların kullanıldığı bölgeler zaman içerisinde zarar görecek ve hastalıklara davetiye çıkaracaktır. Bu sebeple “kaş yapacağım derken göz çıkarmamak” için en etkili yöntemlerden biri olan el yıkama gibi alışkanlıklara öncelik verilmelidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz