Ana Sayfa BİYOGRAFİ

Nuri Demirağ Kimdir?

5550

1886 yılında Sivas’ın Divriği kazasında doğan Nuri Demirağ, 3 yaşındayken babasını kaybetti. Babasının erken yaşta kaybı, Nuri Demirağ’ın iş hayatına atılmasına vesile olmuştur.

17 yaşında okulu bitiren Nuri Demirağ, Ziraat Bankasının açtığı sınavlarda başarılı olup Sivas’ın Kangal ilçesinde göreve başladı. Ziraat Bankasında çalıştığı sıralarda, ülkede büyük bir kıtlık vardı. Sorumluluk almayı her zaman görev bilen Nuri Demirağ, depolarda çürümeye yüz tutmuş buğdayı düşük fiyatlarla halka dağıttı. İnisiyatifini kullanarak yaptığı bu işten dolayı kendisiyle ilgili soruşturma açılmasına rağmen sonrasında bu eylemi takdir edildi.

Azim ve çalışkanlığı, onun maliye bakanlığı sınavlarını kazanmasını sağladı. Yeni görevi için İstanbul’a giderken Sivas halkının sevgi gösterileri ile uğurlandı.

İstanbul’a gittikten sonra halkın çıkarları doğrultusunda sorumluluk almaya devam etti. İşgal altındaki bir ülkede, yetkili makamların yabancılara verdiği ayrıcalıklara karşı çıktı. Taksim Kışlası ve Talimhane’nin Fransızlara verilmesini engelledi.

Memleket sevgisini içinde her daim hisseden Nuri Demirağ, yaşadıkları bu engellemelere ve haksızlıklara dayanamayarak iş hayatına girmek adına devlet görevlerinden istifa etti. Yabancıların tekelinde olan sigara kağıdı işine girdi ve bir ilke imza atttı. Türk Zaferi adıyla sigara kağıdı fabrikası kurar.

İşgal altındaki ülkenin kurtuluş mücadelesine katılmak adına Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine katıldı ve Anadolu’ya yardım gönderdi.

İdealizmini hep sıcak tutan Nuri Demirağ, Cumhuriyet’in ilanından sonra Fransızların yarım bıraktıkları demiryolu işini üstlendi. Onuncu Yıl Marşı’mızdaki “Demirağlarla ördük ana yurdu dört baştan” ifadelerini eyleme geçiren projenin mimarıydı. Bu hizmetlerini gören Atatürk, “Demirağ” soy ismini Nuri Bey’e verdi.

1930 yılına gelindiğinde, Asya’yı Avrupa’ya bağlayacak “Boğaz Köprüsü” projesini içinde bir demiryolu geçecek şekilde planladı. Boğaz köprüsü projesinin planlaması dört yıl sürdü. Çeşitli gerekçelerle kabul edilmeyen proje tam 43 yıl sonra 1973’te hayata geçti. 1973’te hayata geçen projenin fikir babası Nuri Demirağ, azmini ve şevkini yitirmeden olumsuzluklara rağmen üretmeye devam edecekti.

Büyük proje ve hizmetlerinin yanı sıra hayır işlerini ihmal etmedi. 43 tane tarihi çeşmenin onarımını ve yenilenmesini gerçekleştirdi.

1933’te yine büyük bir projenin öncülüğünü yaptı. Enerji kaynaklarının arttırılması ve tarımsal sulamayı daha verimli kılmak adına Keban Barajı Projesini gündeme getirdi. Ne yazık ki koşulların yetersizliği ve çeşitli engellemelerden dolayı projesi tam 33 yıl sonraya ertelendi. Keban Barajı 1966’da hayata geçti.

Hayatını ülkesinin ekonomik gelişmesine adayan Nuri Demirağ, Bursa’da Sümerbank Merinos Fabrikasını kurdu.

Yabancılara ait çimento fabrikalarının halka 33 liraya sattığı çimentonun maliyetinin aslında 13 lira olduğunu hesaplayan Demirağ, çimento fabrikası kurmak ister ama bir kez daha engellenir.

İstikbalin göklerde olduğunu ve bunun eksikliğini bilen Nuri Demirağ, uçak fabrikası ve uçuş okulu için kolları sıvadı. Yurt dışında incelemelerde bulundu. Nihayet lisansı tamamen yerli ve milli “Nu.D” adlı uçaklar yapıldı.  Hiç durmadan 1000 km yapan 5000 feet yüksekte uçabilen çift kumandalı uçaklardı bunlar. 1940 yılında Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası tarafından Nud.36 eğitim uçağı 24 adet, 1944 yılında ise Nud.38 altı kişilik yolcu uçağı üretildi. Bu ilk yerli yolcu uçağı, dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına alındı. 

1940 yılında şimdi Atatürk Havalimanı olarak anılan Yeşilköy’de pilotlar yetiştirmek için Gök Okulu kurdu.

Türk Hava Kurumu, Demirağ Uçak Fabrikası’na 10 adet uçak ve 65 adet planör siparişi verdi. Türkiye’nin ilk uçak mühendisi Selahattin Alan bu uçaklardan birisinde pilotaj hatasından dolayı kaza yaptı ve öldü. Bunun üzerine THK, uçakları almaktan vazgeçti. Uçakla alakası olmamasına rağmen mahkeme kararları Nuri Demirağ’ın aleyhine neticelendi. Üstüne üstlük bu uçakların yurt dışına satışının yapılmaması için bir de kanun çıkartıldı. Uçak siparişleri iptal edildiği için üretilen uçaklar hurdaya çıkarıldı.

Nuri Demirağ, “Bütün isteğim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir. Bu yolda bütün kişisel servetimi adamış bulunuyorum. Gerekirse sırtımdaki gömleği bile bu amaç uğruna satmaya hazırım.” diyerek niyetini belli etse de, yerli uçak hikayesi acı bir sonla bitmişti.

Nuri Demirağ’ın daha sonra Yeşilköy’deki arazisine de devlet tarafından el konuldu. Bütün bu zorluklara ve engellere rağmen Demirağ, içindeki heyecan ve çalışma azmini içinde tutmaya devem ederek projelerine ve girişimlerine devam etti.

Karabük’te Demir Çelik Fabrikasının yapımına başladı. Köy-kent projeleri geliştirdi. Ülkenin yer altı kaynaklarının, madenlerin, petrolün kullanımı için planlar hazırladı. Maden ve sanayi kentleri tasarılarını yaptı.

Çıkarılan siyasi zorlukları aşmak için ilk muhalefet partisi olan Milli Kalkınma Partisi’ni 1945 yılında kurdu.

Parti propagandası yapmak için ilk yerli radyoyu kurmak istedi, engellendi. Gazete kurma girişimi de aynı şekilde engellendi ve Milli Kalkınma Partisi’yle başarılı olamadı.

1954 yılında, Demokrat Parti listesinden milletvekili oldu. “Makam ve memuriyet güçlerini kötüye kullanarak kamu düzenini çiğneyen ve genel ahlakı bozanlar hakkında cezai yaptırım” isteyen yasa önerisini meclise sundu. Çölleşme, tarım ve hayvancılıkta gerileme, enerji, barajlar, köprüler, limanlar, körfezler, uluslararası işbirliği ve dayanışmalar meclis kürsüsünden ulusun temsilcilerine aktarmaya çalıştığı şeylerden bazılarıydı.

Demirağ, 1957 yılında, meclisteki kötü gidişi ağır bir dille eleştiren tarihi bir konuşma yaptı.

Çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliğinin ve uçurumun kapatılmasını isteyen yasa teklifini sundu. Bu konuşmayı yaptığı yılda hayallerini sonraki nesillere bırakarak hayata gözlerini yumdu.

Değeri yıllar sonra anlaşıldı, hiç değilse memleketi Sivas’taki havaalanına Nuri Demirağ’ın ismi verildi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz