Ana Sayfa BİYOGRAFİ

I. Petro veya Büyük Petro’nun (Deli Petro) Reformları

4974

Rusya tarihinin gidişatını değiştiren, fiilen devletin başına geçmeden önce Avrupa siyasetinde sıradan bir devlet olan Rusya’yı, yaptığı reformlarla modernleştiren ve bir imparatorluk haline getiren isim Çar I. Petro olmuştu. I. Petro bu nedenle “Büyük Petro” gibi betimlemelerle de tarih sahnesine adını yazdırmıştı. Petro’nun bu reformlarının genel özelliklerine bakacak olursak; her alanda girişildiğini, devletin eksik olduğu, çağın gerisinde kaldığı noktaları hızlı bir şekilde tamamlamaya çalışıldığını görmekteyiz.

Onun bu reform hareketleri kendi dönemiyle sınırlı kalmamakla birlikte, kendisinden sonra gelen yöneticileri de etkilemiştir ve belirlediği politikalar, Rus devletinin ebedi esasları arasına girmiştir. Çarın bu reformları uygularken yenilikçi yapısıyla beraber sert ve kararlı karakteri de bu reformların hayata geçmesinde karşılaşılan bütün zorlukların aşılmasını sağlayan en önemli etmen olmuştur. Reformları ekonomik, askeri, idari ve kültürel olarak ele almak gereklidir.

 Kültürel alandaki yenilik hareketlerini Petro’nun Avrupa ile olan etkileşimini görmezden gelerek açıklamak mümkün değildir. Petro’nun çocukluk yıllarını geçirdiği bölgeye yakın bir Alman Mahallesi olması, onun Avrupalılar ve Avrupalı bir bakış açısı ile erken yaşlarda sağlamıştır. Avrupa’ya gerçekleştirdiği ilk seyahatinde ise Avrupalı sarayları yakından görme ve özellikle Batılı savaş teknikleriyle temas kurmayı amaçlamıştır. Bu seyahatinde askeri, kültürel ve idari alanlarda gözlem yapma şansı bulan Petro, reform hareketlerinde Batıyı örnek alırken, tamamiyle bir taklitten kaçınmış, Batının medeniyetini değil tekniğini adapte etmeye çalışmış ve bunları yaparken de Batıya tamamen güvenmemiş hatta hep bir kuşkuyla yaklaşmıştır.

 Yine de bazı biçimsel yenilikler, Rusya’yı Avrupa gibi gelişmesini sağlamak için yapılmak zorundaydı. Geleneksel Rus kıyafetlerinin şehirlerde giyilmesi yasaklanırken, din adamları ve köylüler bu yasağın kapsamına pek dahil edilmedi. Rus erkeğinin karakteristik bir özelliği olan sakaldan vazgeçildi. Sakal uzatmak tamamen yasaklanmasa da sakalını uzatan kişiden her yıl belli bir oranda vergi alınmasına karar verildi. Petro’nun yeniliklerine karşı çıkan gruplara karşı sert çıkışlarda bulunulmuş, böylece karşı düşüncenin sindirilmesiyle beraber, Avrupalılaşma hamlesi giderek yerleşmeye başlamıştı.

Halkın cahilliği ile mücadele eden Petro, ilmi çalışmaların gelişmesi için gerekli gayreti göstermiş ve eğitim alanında laik bir şekilde eğitim veren okulların sayısında artış yaşanmıştır.  Teknik eserlerin Rusçaya tercümesiyle beraber, Rusya da Avrupai çalışmaları artan ve o kültürün içine adapte olan bir ülke haline gelmişti. Aynı dönemde yeni yazı tipinin oluşturulması için çalışmalara başlandı. Yeni yazı tipi ile kitap basımı gelişme gösterdi. XVIII. yüzyılın ilk yarısında kitap basımının gelişmesiyle beraber, ilk basın faaliyetleri de görülmeye başlanmıştı.

 Askeri alanda yapılan reformlara baktığımızda; ülkesini modernleştirmek ve bir deniz ülkesi haline getirmek isteyen Büyük Petro, ordusunu Avrupai bir biçimde yenilemek için gerekli çalışmalara başlamıştı. İlk faaliyetler, Azak Denizi kıyısında kurulan bir tersanede başlasa da burada üretilen gemilerden istenilen sonuç alınamadı. Baltık Denizi kıyısındaki tersane faaliyetleri ise olumlu sonuç vermeye başlamıştı. Azak’taki tersanede olmayan kalifiye eleman açığını Baltık kıyısındaki eyaletlerden sağlayan Rusya, subaylarını ise Askeri Deniz Akademisinde yetiştiriyordu.

Askere alımda ise yeni bir düzen benimsenmiş ve buna göre her yirmi haneden bir erkeğin silah altına alınmasına karar verilmişti. Asker sayısının artması subay ihtiyacının oluşmasına da neden oluyordu. Asilzadelerin askeri okullara kaydettirilmesiyle bu ihtiyaç gideriliyordu. Topçuluk ile ilgili çalışmalara da gereken önem verilmiştir. I. Petro devrinin sonlarında düzenli orduya mensup insan sayısı 210 bini bulmuştu. Bu derece büyüklükte bir ordunun da teçhizatının yenilenmesi ve silahlandırılması da hiç kolay olmamıştı. Orduya verilen hizmet, Rus milliyetçiliği ve vatanperverliğinin temelleri böylece atılmış oluyordu. Petro döneminde ordu tamamıyla yenilenirken; ordunun temeli Batılı yeniliklerle tamamen sağlamlaştırıldı. O, kendi döneminde ordunun ve donanmanın masraflarını ilk planda tutmuştur.

 Petro I, ülkesinin ekonomik bir gelişme göstermeden diğer alanlardaki reformların da net bir başarıya ulaşamayacağının farkındaydı. Sanayileşme hamlesine girişildi ve Petro bu süreçte aktif bir rol üstlendi. Avrupa seyahatinden çok etkilenmiş olan Petro, bunu dillendirmese de merkantalist bir politika benimsemişti ve bu sayede Rusya’nın gelişeceğini düşünmekteydi. Bu politika sanayinin ve dış ticaretin gelişmesini sağladı.

Orduya gerekli silahın üretiminin yapılabilmesi için gerekli sanayinin kurulması sağlandı ve bu sanayi kuruluşları için elzem olan madenin bulunması için maden arama faaliyetlerine girişildi. Sanayinin gelişmesiyle ithalata olan ihtiyaç azaldı. Sanayi ve ticaretin sorunsuz bir şekilde işleyebilmesi için de ulaşım ağının iyileştirilmesi için çalışıldı. Finansal tedbirlerin en önemlisi vergi verebilecek nüfusun tespit edilmesiydi. Ardından vergilerin toplanması da düzenli hale gelince devletin gelirlerinde önemli bir artış yaşandı.

 İdari reformlar için İsveç ve Avrupa’daki bütün örnekleri gözden geçiren Çar I. Petro, idari yönetimde en ufak bir görevi olan memura da gerekli görev dağılımının yapılmasını sağlayarak, bürokratik işlerin hızlanmasını amaçlamıştır. Her kurumun bağlı olduğu tüzükler ve yönergeler bulunmaktaydı. Yetki ve görevlerinin bütün hatlarıyla belirtildiği bu belgeler sayesinde işlerin aksamasının önüne geçiliyordu. Avrupalı sistemi görmüş olan Petro, ülkenin yönetiminin kolaylaşması için ülkeyi 8 eyalete ayırdı. (1708) Eyaletin başındaki valiler, o bölgenin hukuki, ekonomik ve asayiş yetkilerini kullanma hakkına sahipti. Petro’ya göre bürokrasi güçlenirse devlet sorunları da çözülecekti. Yeni bir senato kurulmasıyla da Boyarların Duması tasfiye edilmişti.

Devletin idari anlamda en üst kurumu olan Senato çarın çeşitli yetkilerini, çar ülkede yokken kullanabilmekteydi. Veraset ile ilgili yeni bir karar çıkaran Petro, tahtın en büyüğe değil, hükümdarın ailesinden uygun gördüğü birine bırakabileceğini ilan etti. Genel Proukorluk makamının kurulmasını sağlayan Petro, senatonun da denetlenebilmesini amaçlamıştı. Bu yetkiye atamayı bizzat Petro’nun kendisi yapardı. Senatonun altında da kollegyum adı verilen bakanlıklar bulunmaktaydı. Sayıları 12 olan bu bakanlıkların her biri senato üyesi olarak görev yapmaktaydı.

KAYNAKÇA:

  • Vernadsky, George. Rusya Tarihi, çev. Doğukan Mızrak, Egemen Ç. Mızrak 4.bs, İstanbul, Selenge Yayınları, 2019
  • Sarıahmetoğlu, Nesrin ve Devlet, Nadir ve Hatipoğlu, Esra. Rusya Tarihi, 1 bs., Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Yayınları, 2013
  • Leylak, Mehmet Halil. “I. Petro Döneminde Rusya’da Yapılan Yenilikler” Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Ankara 1990
  • Kurat, Akdes Nimet. Rusya Tarihi: Başlangıçtan 1917’ye Kadar, 2 bs. Ankara, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1987

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz