Ana Sayfa GENEL KÜLTÜR

Denizleri Lanetleyen 10 Ürkütücü Hayalet Gemi

876

Bir hayalet gemi, denizde bulunduğunda içinde kimsenin olmadığı bir gemi demektir. Tarih boyunca birçok hayalet gemi vardı ve bazıları bulunmadan önce yıllarca özgürce yelken açtıklarından dolayı gizemleri birer efsaneye dönüştü.

10. Ourang Medan

Listemizdeki gemilerden biri olan Ourang Medan’ı çevreleyen olayların gerçekliği konusunda hala şüpheler var. Ourang Medan’daki yaşanan olayların iki yaygın açıklaması vardır. İlk açıklama, geminin mürettebatından birisi Marshall Adaları’nda karaya çıkmayı başardı. Son nefeslerini vermelerine sebep olan ve tüm ekibi yavaşça öldüren yasadışı bir sülfürik asit yükünden bahsetti. 1947’de yayınlanan bir başka hikaye ise Malacca Boğazı’nda iki Amerikan gemisinden bahsediyor.

Gemideki bir radyo operatörü, “Muhtemelen bütün mürettebat öldü… Ölüyorum” mors kodunda bir mesaj aldı. Bir kurtarma ekibi derhal uçağa bindi ve gemideki tüm mürettebatı yüzleri yukarı doğru, gözleri açık, ağızlarında acı ifadesi bulunan taşlaşmış figürler olarak gördüler. Üzerlerinde hiçbir vücut yaralanması belirtisi yoktu. Yangın çıktıktan sonra, kurtarma ekibi daha fazla araştırma yapamadan bölgeden ayrılmak zorunda kaldı. Kısa bir süre sonra Ourang Medan battı.

9. Carroll A. Deering

Carroll A. Deering 1919’da hizmete girdi. Son yolculuğunda Brezilya Rio de Janeiro’ya bir kömür yükü götürmüştü. Eve dönüş sırasında, gemi 2 Aralık 1920’de Barbados’ta malzeme almak için durdu. O esnade ikinci kaptan, birinci kaptanın sarhoş bir şekilde mürettabat üzerindeki kontrolünü kaybetmesi hakkındaki şikayetini duydu. Gemi hakkındaki son bilgi ise bir ay sonra, bir başka geminin telsizden garip aksanı olan ve konuşmasından gemide çalışan bir kişi olmadığı anlaşılan birinin gemilerinin çapasını kaybettiğini bildirmesiydi.

Ayrıca tuhaf olan şey gemi mürettebatının genellikle çapanın bulunduğu ön bölüme geçmelerinin yasak olduğuydu. 31 Ocak 1921’de Deering, Kuzey Carolina kıyılarında kötü bir yerde karaya oturdu. Gemi tamamen terk edilmişti, tüm navigasyon ekipmanı, seyir defteri ve iki cankurtaran botu eksikti. Mürettebat asla ortaya çıkmadı. Bu olay korsanlık, kasırga, isyan ve hatta paranormal olaylar hakında bir dizi spekülasyona yol açtı.

8. Lady Lovibond

Efsanevi bir hayalet gemi olan Lady Lovibond, 13 Şubat 1748’de Kent sahilindeki Goodwin kumluğu üzerinde harap şekilde bulunduğu iddia edilen bir gemiydi. Hikayelere göre, Kaptan Simon Reed evlendi ve bunu yelken açarak kutlamaya karar verdi. Uzun zamandır devam eden denizci batıl inancı olan kadınları gemiye almanın şanssızlık getirdiğine inanılmasına rağmen, yeni evlendiği karısı Annetta’yı da beraberinde götürdü. Ne yazık ki, mutlulukları birinci kaptanın kıskançlığına ve öfkelenmesine sebep oldu. Kaptan hızlı bir şekilde gemiyi kumluk bölgeye yönlendirerek hepsini öldürdü.

Hayalet geminin ilk defa bulunması iki ayrı gemi tarafından bildirilen 1798’de gerçekleşti. Bunu, her 50 yılda bir başka gemilerin bu gemiyi rapor etmesi izledi. Bazıları geminin ürkütücü bir yeşil parıltı verdiğini bildirdi. İlgilenenler için, bu garip görünümlü geminin bir sonraki ortaya çıkışına tanık olmak için 33 yılınız var.

7. MV Joyita

Ticari bir gemi olan MV Joyita, 3 Ekim 1955’te, 48 saat  sürmesi beklenen bir yolculuğa çıktı. 25 yolcu ve çoğunlukla tıbbi malzeme olan bir kargosu bulunuyordu. Varış noktasına asla ulaşmadı ve herhangi bir sorun sinyali vermedi. Yaklaşık beş hafta sonra, bir ticaret gemisinin kaptanı onu hedeflenen rotasından 600 mil daha uzakta gördü. Kısmen sular altında kalmış ve mürettebat, cankurtaran botu veya can yeleği belirtisi yoktu. 4 ton yük eksikti. Sonraki soruşturma mürettebatın neden gemiyi terk ettiğini açıklayamadı.

Kargo olarak birkaç boş yakıt varili taşıdığından ve tasarımı nedeniyle, gemi neredeyse batmazdı. Olası bir açıklama, kaptanın bir tartışmada öldürüldüğünü ve kalan mürettebatın gemiyi terk etmesine ve akıma kapılarak kaybolmasına neden olduğunu gösteriyor. Cesetler bulunamadı ve 25 mürettebat üyesi kayıp olarak sayılamaya devam ediyor.

6. Young Teazer

Özel bir gulet olan Young Teazer, ilk olarak 1813 yılında Nova Scotia’da, “1812 Savaşı sırasında” (İngiltere ile iki yıl boyunca süren Kuzey Amerika kolonileri arasında askeri bir çatışma) üretildi. İngiliz Kraliyet Donanmasına ait Hogue tarafından tuzağa düşürüldükten sonra Kaptan Dobson ve Teğmen Johnson güvertenin altında tartışmaya başladılar. Dakikalar sonra bir patlama oldu.

Mürettebatın enkaza yapıştığı tespit edildi. 38 kişiden sadece 8’i hayatta kaldı. Birçoğu, Johnson’ın gemiden kaçmaya engel olmak için aşağıda bulunan barutu bilinçli bir şekilde ateşe verdiğini düşünüyor. Young Teazer Atlantik Kanada’daki en tanınmış hayalet gemilerden biri haline geldi. Patlamanın her yıldönümü yaklaştığında Mahone Körfezi boyunca tespit edilen ateşli bir parıltı veya muhtemelen yanan bir gemi izlenimi  veren’Teazer Light’ bazı insanlar tarafından gözlemlenmekte.

5. SS Baychimo

1914 yılında inşa edilen SS Baychimo, Kanada’nın Kuzeybatı Toprakları boyunca bulunan Inuit yerleşimlerinde pelet ticareti yapmak için kullanılan çelik gövdeli bir kargo gemisiydi. 1 Ekim 1931’deki son ticaretinin sonunda buzda sıkıştı. Mürettebat aceleyle gemiyi terk etti ve sığınmak için yakındaki Barrow kasabasına doğru yola çıktı. Ne yazık ki, dönüşlerinde gemi gitmişti. Geminin batmış olabileceğine inandılar ancak bir Inuit, geminin en son 45 mil uzakta tespit edildiğini söyledi ve gemiye ulaşmak için harekete geçtiler.

Gemiye bindikten sonra, kış mevsiminin bastıracağıi düşünülüyordu. Bu yüzden tüm kargoları gemiden hava yoluyla taşıdılar ve gemiyi orada bıraktılar. Ancak, Baychimo batmadı ve birkaç on yıl boyunca düzenli olarak orada durduğu tespit edildi. Son kaydedildiği yer ise 38 yıl sonra kuzeybatı Alaska sahiliydi. Şu anda geminin akıbeti bilinmiyor.

4. Octavius

Lore, Octavius’un 1761’de İngiltere’den yola çıktığını ve ertesi yıl hedefine başarıyla ulaştığını söyledi. Geri dönüş yolculuğunda kaptan, gemiyi geçmesi zor bir ticaret yolu olan Kuzeybatı Geçidi’nden geçirebileceğine inanıyordu. Gemi buz denizi içinde sıkışıp kaldı ve asla limana ulaşmadı. On üç yıl sonra, balina avcı gemisi Herald, Grönland’ın batısındaki Octavius’u tespit etti. Gemiye çıktıktan kısa süre sonra sahipsiz olduğunu keşfettiler.

28 kişilik tüm mürettebat donmuş olarak bulundu ve vücutları mükemmel şekilde korunmuştu. Kaptan hala masasındaydı, elinde kalemiyle donmuş, seyir defterine yazıyordu. Mürettebat gemiden inildikten sonra, Octavius ​​akarsu ve rüzgar tarafından götürüldü, bir daha asla kimse gemiye binmedi, ancak birçok kişi tarafından görüldü.

3. SS Valencia

SS Valencia, 1882’de Venezuela ve New York şehri arasında hizmet vermek üzere bir okyanus gemisi olarak inşa edildi. Son yolculuğu sırasında, Juan de Fuca Boğazı’nın girişinde güçlü rüzgarlar ve akıntılarla karşılaştı. Gövdeye önemli zarar veren bir resif meydana geldi. Yedi cankurtaran gemisinden altısı suya indirildi, ancak beceriksizlik nedeniyle, yarısı ters döndü ve yolcular okyanusa döküldü. Geri kalanların 2’si alabora oldu ve 1’i de kayboldu. Batmasından bu yana, kayıp yolcularla ilgili birçok söylenti ortaya çıktı.

Yerel balıkçılar, cankurtaran botlarının üzerinde iskeletler bulunduğunu ve bu iskeletlerin kürek çektiğini iddia etti. Bazı insanlar SS Valencia’yı kendileri görüntüledi ve insan figürlerinin geminin güvertesine dalgalar vurduğunda ortaya çıktığını söylediler.

2. Mary Celeste

Mary Celeste, 1861’de ilk yolculuğunu gerçekleştiren ve düzenli olarak Atlantik boyunca Batı Hint Adaları’ndan kargo getiren bir gemiydi. 7 Kasım 1872’de tamamen insanlı bir ekiple son kez New York’ta limandan ayrıldı. Bir aydan daha kısa bir süre sonra, Dei Gratia tarafından düzensiz bir şekilde ilerlerken Azore Adaları kıyılarında keşfedildi. Bir şeyden şüphelenmek yanlıştı ve gemide tuhaf bir şeyler olduğunu anlamaya çalıştılar. Gemi yelkenleri kötü ayarlanmıştı ve bazıları tamamen eksikti.

Mürettebat gemide değildi ve tek cankurtaran kayığı yoktu. Daha fazla araştırma yaptılar. 1500 varilden fazla alkol oluşan taşıyan gemide bulunan kargo hala sağlamdı ve bu durum korsan saldırısı olasılığını ortadan kaldırdı. Mürettebat kamaraları rahatsız edici görünüyordu ve sadece kaptanın seyir defteri eksikti. Mürettebatın aniden ayrılması yüzünden birçok komplo teorisi ortaya çıktı. Bunlar arasında geminin batmasından korkulması, koran saldırısı ya da bir iç isyan vardı. Mürettebat hiçbir zaman bulunamadı ve söylentiler bugün bile hala devam ediyor.

1. The Flying Dutchman

Belki de en ünlü hayalet gemi olan The Flying Dutchman, 17. yüzyıla dayanan bir efsaneye sahiptir. Geminin asla limana yanaşmadığı ve bu nedenle sonsuzluğa yelken açmaya mahkum olduğu söyleniyor. Mürettebatın, gerçekleştirdikleri zulüm yüzünden kefaretlerini ödeyene kadar gemide kalmaya zorlandıklarından şüpheleniliyor. Bazı tarihçilere göre, bu durum geminin kaptanı Bernard Folke’e dayanıyor. Gemisini hızlı kullanmasıyla ünlü olan kaptanın, şeytanla bir yarışa girdiğini ya da ona ruhunu sattığından şüpheleniyor.

Bu görüşler 20. yüzyıla kadar devam etti, hatta Kral 5. George bile gençliğinde yaptığı 3 yıllık bir yolculuk sırasında bu gemiyi bir defa görebildiğini söylemiştir. Birçok kişi bu gemiyi görmenin yaklaşmakta olan bir kıyametin işareti olduğuna inanıyor. Asla bitmeyen yolculuğuna devam ettiği için yıllar boyunca bu gizemli gemiyi yüzlerce kişi görmüştür.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz