Gelecek kuşaklara kötü miras: Çocukluk travmaları

British Columbia Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, “Çocuklukta maruz kalınan fiziksel, psikolojik ya da cinsel şiddetin, sadece psikolojik travmayla sınırlı kalmadığı ve DNA’da gelecek kuşaklara bile aktarılabilecek değişikliklere neden oluyor..

Gelecek kuşaklara kötü miras: Çocukluk travmaları
Bu içerik 75 kez okundu.

British Columbia Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, “Çocuklukta maruz kalınan fiziksel, psikolojik ya da cinsel şiddetin, sadece psikolojik travmayla sınırlı kalmadığı ve DNA’da gelecek kuşaklara bile aktarılabilecek değişikliklere neden oluyor.
Anne karnında geçirdiğimiz vakit, annenin yaşadığı tüm stresler, doğum sırasında ve çocukluk döneminde yaşananların ‘epigenetik’ sayesinde hücrelerde fiziki olarak iz bıraktığı ve gelecek kuşaklara aktarılarak genlerimizi etkilediğini söyleyen İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi Nöroloji Anabilim dalından Dr. Öğr. Üyesi Aydan Tandoğan, “DNA’yı telefon farz edersek içerisindeki uygulamalar ve geliştirilen yazılımlar epigenetiktir” dedi.
Çevresel faktörler genlerde değişikliğe neden oluyor
Epigenetik değişikliklerin tüm yaşamı etkileyen bir konu olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Tandoğan, genlerle ve değişimlerle ilgili bilinmeyen detayları şöyle aktardı: “Epigenetikten etkilenerek, stres, travma ve beslenme aracılığıyla dışarıdan gelen etkenler nedeniyle, genler üzerinde biyokimyasal değişiklikler oluyor. Böyle hücrelerde bir gen kapanıyor ya da açılıyor. Böylece farklı proteinler sentezleniyor.”
Sevgi özgüveni beraberinde getiriyor
Epigenetik çalışmalarıyla ünlü Moshe Syzf’in anne fareler üzerinde yaptığı deneyde, yavrularını daha çok yalayan farelerin yavrularının diğer yavrulara göre az korktuklarını saptadığını ifade eden Tandoğan, maymunlarda bulunan hiyerarşik yapı sebebiyle üst konumda olan maymun yavrularının daha korkusuz ve özgüvenli oldukları saptandığını söyledi.
“Genler telefonsa, epigenetik içerisindeki yazılım ve uygulamadır”
Genler, bilgisayar veya akıllı telefon olarak düşünüldüğünde, epigenetiğin DNA ile ilişkisinin, bilgisayara ve telefona uygulamalar yüklemek ya da silmek ile aynı olduğunu belirten Tandoğan, “Olumlu yaşanan her şey gelecek kuşaklara, torunlara güzel bir miras olurken olumsuz yaşayışlar, travmalar kötü miras olarak kalır” dedi.
Genetik kader değildir
“Bir çocuğun başını okşamak, onun çocukluğunun güzel geçmesini sağlamak epigenetik vasıtasıyla da onun torunlarına aktaracağı büyük bir mirastır” diyen Tandoğan, “Epigenetik, biyolojide, DNA dizisindeki değişikliklerden kaynaklanmayan, ama aynı zamanda ırsi olan, gen ifadesi değişikliklerini inceleyen bilim dalıdır. Olumlu ve olumsuz her şey anne karnından başlayarak çocukluk dönemini de kapsayan süreçte geleceği şekillendiren bir hal alır. Genetik, kader değildir. Çocukluktan itibaren erişkinliğe gelmeden verilen eğitime çok özen gösterilmesi gerekiyor. Tüm yetişkinler çocuklara, onları sevdiklerini hissettirmeli ve onlara değer vermelidir” diye konuştu.

Bir yorum yazabilirsiniz...
Kalan karakter sayısı : 500